Amerikan beslemesi hain FETÖ ve Zombi kılıklı (Paralel İhanet Çetesi) P.İ.Ç.'lerinin ülkemize yaşattığı acıları konuşuyoruz günlerdir. Meselenin ilk boyutu ve içimize su serpen tarafı, hain darbe girişiminin başarısız kalmasıdır. Ayrıca bu kalkışma içimizde, güvenlik kuvvetlerimizde ve kamunun içine sinsice yerleşmiş hainlerin bu vesile ile temizlenmeye başlanması da şer gibi gözükenin hayra tebdil olmasıdır. Zira bunlar vücudumuzda yaşayan habis birer UR'du ve tüm vücuda yayılamadan deşifre oldu. Böylece bu illetten kurtulmak için yoğun bir operasyon başlatıldı. Bunun bir başka sonucu da Allah'ın izniyle daha önce devletin ve milletin menfaatini hiçe sayıp sulugözlu meczubun kucağına oturduğu üst akıl, uluslararası kartellerin menfaatine çalışan P.İ.Ç.'lerin yerine, ülkesi ve milletinin menfaatine çalışacak yeni bir kamu yapılanmasının gerçekleşecek olması. Umuyorum ki önümüzdeki günlerde gerek güvenlik gerekse ekonomik anlamda bu yönde pozitif gelişmeleri göreceğiz. 

Meselenin diğer boyutu ise ülkemizin gerçek anlamda emperyalist güçlerle kuşatılmış olduğu gerçeğinin ayan beyan ortaya çıkması oldu. Ne ABD ne de diğer Batılı güçler, bu darbe teşebbüsünde demokrasinin ve Türk halkının yanında durmadıklarını saklama gereği dahi duymadılar. Açıkça darbecilere arka çıktılar. Eskiden bunu daha gizli ve kapalı kapılar ardında yaparlardı ancak bu defa hem suçüstü yakalandıklarından hem de savaşın boyut değiştirmesinden dolayı düşmanlıklarını açıktan açığa göstermekte beis görmüyorlar. İşte burada zorluklarımız başlıyor; zira bundan sonraki hamlelerinin daha ağır olacağını kestirmek için çok derinlemesine analize gerek yok. Önce Gezi süreci ile başlayan dalga, 17/25 Aralık Yargı darbesi ile devam etti, ardından PKK/PYD ve DAEŞ terör dalgası ve sonuçta hain darbe teşebbüsü ile taarruz pik noktaya çıktı. Ama her defasında emperyal taarruzlar, dirayetli liderlik ve güçlü halk desteği ve inancı ile geri püskürtüldü. Bu saldırılar başarılı olsaydı göreceli olarak uyuşturucu kullanan birinin hissettiği sahte mutlulukla idare edecektik. Başımıza emperyalist üst aklın hizmetçisi bir sömürge Valisi atanacak ve onların Asya'da, Ortadoğu'daki menfaatleri neyi gerektiriyorsa kusursuz yerine getirecek, 80 milyonluk bir pazar olarak da semirip büyümeleri için modern kapitülasyonlara kapı açacaktık. Bu hedeflerini gerçekleştiremeyen düşmanlarımız daha da agresif ve çılgın saldırılar yapmaya hazırlanıyor, kuşkunuz olmasın. İşimiz hiç de kolay değil. Ama düşmanlarımız da işlerinin kolay olmadığı gerçeğini anladılar. Ayrıca dünya, birinci Dünya savaşından sonraki gibi kolayca parçalanıp paylaşılabilecek bir dünya olmaktan çoktan çıktı. Rusya, Çin, Hindistan, İran gibi farklı küresel ve bölgesel aktörler ve bunlarla her türlü işbirliğine müsait bir zemin var. Yecuc mecucu andırırcasına batılı zenginlerin mutlu yaşamlarını her an işgal edebilecek mülteci tehlikesi var. Suudi Arabistan, Katar gibi petrol zengini ülkelerin Türkiye gibi ülkelerle işbirliği içinde "İslam gücü" oluşturma projeleri var. El Kaide ya da DAEŞ gibi uluslararası terör örgütleri ile mücadele etmek için Türkiye ve benzeri ülkelerle işbirliğini geliştirme ihtiyacı var. Hal böyle olunca emperyalist üst akıl ve uluslararası kartellerin işleri o kadar da kolay değil. İşte bu nedenle hem daha büyük ve acımasız saldırılar tertip edecekler hem de kendi varlıklarını ve arkalarını korumak isteyecekler. İşte tam bu noktada belki de tarihin yeniden yazıldığı bir dönüm noktasından geçiyoruz. Eğer biz sağlam durursak, küresel ve bölgesel anlamda akılcı ittifaklar oluşturabilirsek, paniğe kapılmadan hem kendimizin hem de düşmanlarımızın güçlü ve zayıf yönlerimizi  bilerek hareket  edersek Söğütten çıkan Osmanoğulları gibi ama bu sefer çok daha güçlü ve etkili bir küresel güç olarak ortaya çıkmamamız için hiçbir neden yok. Hem de çok uzun bir süre geçmeden. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
OSMAN KALINSAZ 8 ay önce

Rıza Bey Üstadım,

Elinize ve yüreğinize sağlık, güzel bir analiz olmuş...

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner93