ÖZEL HABER:
'Türkiye'nin  Kurtuluş Savaşı  devam ediyor'
Türk Silahlı Kuvvetleri Azez’de Rus savaş uçaklarının havadan destek verdiği terör örgütü PYD/PKK’nın mevzilerini vurarak terörle mücadeledeki kararlılığını gösteriyor. Öte yandan güvenlik güçlerimizin doğuda PKK’ya yönelik operasyonları da sürüyor.  28 kişinin hayatını kaybettiği Ankara saldırısı, terör örgütü ve örgütü destekleyen küresel güçlerin, bölgeye hâkim bir Türkiye’nin önünü kesmek için gerçekleştirdiği karanlık oyunlarından biri. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin meşru müdafaa hakkını, her zaman, her yerde ve her durumda kullanmaktan çekinmeyeceği bilinmelidir" diyerek, ‘Sınırlarımız dışında ve içinde gerçekleşen saldırılara misliyle karşılık verme konusundaki kararlılığımız, bu tür eylemlerle daha da güçlenmektedir’ açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun açıklamalarından anlaşıldığı üzere; terörle mücadele konusunda tavizsiz olarak yola devam ediliyor. Gündemin bu önemli gelişmelerini AK Parti Milletvekili Av. Cahit Özkan’la konuştuk.
 
Önemli bir süreçten geçiyoruz
Dünden bugüne Türkiye’de terörle mücadelede neler değişti?
Türkiye terörle mücadele birçok yöntemi denedi.  Ancak ilk kez tarihsel tecrübelere, sosyolojik gerçeklere, siyasi realitelere uygun bir şekilde güvenlik politikalarının artırıldığı ve özgürlüklerin genişletildiği bir süreçten geçiyoruz. Biz, hiçbir zaman özgürlük ve güvenliği birbirini tehdit eden bir anlayış olarak görmedik.
Bu anlayış ve değişim bölge insanına nasıl yansıdı?
Hükümet olarak ilk göreve geldiğimiz andan itibaren bölgedeki haksız, hukuksuz uygulamaları had safhaya ulaştıran olağanüstü hali kaldırdık. Bölgenin ihtiyacı olan demokratik rejimi inşa ettik ve bugüne kadar bölge insanının yaşamış olduğu haksız yasal düzenlemeleri ortadan kaldırmak suretiyle yaşam standartlarını yükselttik. Hükümetimiz bu bağlamda toplumun her kesimiyle bir ve bütün olma mücadelesini hayata geçirdi.
 
Barış ve huzur hareketi
Doğuda süren operasyonların hedefi nedir?
Terör örgütünün bölgeyi nasıl terörize ettiğini hepimiz görüyoruz. Örgüt en fazla bölge insanını tehdit ediyor ve halkın ifade hürriyetini, düşünce özgürlüğünü ve ekonomik standartlarını geliştirmesini engelliyor. AK Parti’nin artırdığı güvenlik tedbiri;  barış, huzur ve demokrasi hareketidir.
Sona eren Çözüm Süreci’nin hedefine ulaşmaması hangi odakların işine geldi?
Çözüm Süreci bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı her ferdimizin devletine olan bağının geliştirilmesi için ortaya koymuş olduğu bir süreçti. Ama maalesef terör örgütlerinin, ihanet odaklarının, petrol şirketlerinin ve faiz lobisinin bölgede taşeronluğunu yapan çevreler, bizim bu politikamızı anlayamadılar. Biz bölgede barışı tesis ederken, kandan, terörden ve silahtan beslenen çevreler bölgeyi terörize etmek için bir fırsata dönüştürmeye çalıştı. Biz de bu durumu engellemek için barış ve huzur operasyonlarımızı başlattık.
Halkın teveccühü ortada
Karanlık güçlere ve terör örgütünün propagandalarına rağmen halkın operasyonlara bakışı nasıl?
Çözüm Süreci de, şu an sürdürdüğümüz operasyonlar da bölge halkından büyük teveccüh gördü.  Bölge halkı Kürt halkının haklarını savunduğunu iddia eden ve terör örgütünün taşeronluğunu yapan HDP’nin samimi olmadığını fark etti. Bu anlamda devletin barış ve huzur odaklı varlığına güveniyorlar.
Paralel yapı faiz lobisinin taşeronu
Bölgedeki istikrarsızlık ve terörden kimler besleniyor?
 Osmanlı’nın çöküşünden bugüne kadar Türkiye’yi tehdit eden etkenler aynı. Bölgede barışı ve istikrarı bozarak bölgenin ekonomik kaynaklarını sömürmek isteyenler de aynı. Paralel ihanet çetesi, PKK  ve siyasi uzantısı, faiz lobisi ve petrol şirketlerinin bölgedeki entrikaları birbirinden ayrı düşünülemez. Hepsi birbirine bağlı olarak hareket ediyor. Paralel yapı attığı her adımla petrol şirketlerinin ve faiz lobisinin taşeronluğunu yapıyor. Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı 1920’lerde bitmedi, hâlâ devam ediyor.  Cephede kazandığımızı masada kaybetmiş olduğumuz bu savaşı son süreçte tam anlamıyla kazanacağımızı net bir şekilde görüyoruz.
TSK’nın terör örgütü PYD’ye karşı gerçekleştirdiği operasyonun hedefi nedir?
Azez’in ekonomik kaynaklarını Suriye’nin kuzeyinde bir koridor açmak suretiyle Akdeniz’e, oradan da petrol şirketlerine ve uluslararası sermayelere peşkeş çekmek istiyorlar.  TSK’nın Kuzey Suriye’de yürüttüğü operasyonlar tamamen uluslararası hukukun, misak-ı millinin ve uluslararası toplumun Türkiye’ye karşı sorumluluğun bir gereği olarak makul karşılanmalıdır.
Türkiye piyon değil, oyun kurucu


Türkiye gerçekleştirdiği operasyon ve politikalarıyla Ortadoğu’nun vazgeçilmezi ve söz sahibi devletlerinden biri olmak için mücadele ediyor diyebilir miyiz?
Osmanlı’nın parçalanmasından bugüne kadar bölgede bir otorite boşluğu vardı. Egemen güçler istedikleri gibi at koşturuyorlardı. Osmanlı’nın bakiyesi Türkiye Cumhuriyeti yaklaşık yüz yıldır yeteri kadar güç gösteremedi.  Oysa Türkiye bu bölgede asla piyon olarak görülemez. Devletimiz aktif bir aktördür, oyun kurucudur. Hükümetimizin attığı adımlar tarihsel sorumluluğuna uygundur.

Ancak Türkiye sömürgeleri sona erdirebilir


Türkiye’nin bölgede söz sahibi olması neleri değiştirir?
Türkiye bölgede otorite olursa ve bölge yatırım merkezi haline gelirse, Rusya, ABD ve diğer dünya devletleri bunun zararını görür. Bu gelişme emperyalistlerin, petrol şirketlerinin ve uluslararası sömürge çevrelerinin bölgedeki menfaatlerinin kalıcı kaybı anlamına gelir. Türkiye Ortadoğu’da doğru adımlar atıyor. Bu adımlar diğer ülkelerin Ortadoğu’daki sömürge faaliyetlerini sona erdirecek.
 
Ülke olarak Ortadoğu’da barış ve huzuru yeniden tesis edebilmemiz birilerini elbette rahatsız edecektir, öyle değil mi?
Ülke olarak güçlenirsek, Ortadoğu’yu sömüren ülkelerin birleşerek son yıllarda milli iradeye yönelik tehdit ve saldırıları yeniden gerçekleştireceklerini biliyoruz. Özgürlük, barış ve ekonomik kalkınmanın bir bedeli vardır. Biz de bu bedeli ödeyip, Kurtuluş Savaşını kazanarak büyük Türkiye hayalimizi hayata geçirmiş olacağız.
Yolumuza devam edeceğiz
Ankara’da gerçekleşen saldırının dış mihraklar tarafından Türkiye’nin yeniden etkin bir ülke olmaya çalışmasına bir engel teşkil etmesi için gerçekleştirildiğini söyleyebilir miyiz?
 Teröre taviz verilmez. Terör eylemleri korkutmak ve yıldırmak suretiyle kamu algısını belirli bir istikamete yönlendirip kendi karanlık emellerini hayata geçirmeyi hedef alır. Türkiye’nin ulusal barışı için yeni anayasa, misak-ı milli sınırlarımız açısından Suriye ve Irak’la ilişkilerimiz, iç güvenliğimiz açısından Güneydoğu’daki özgürlükçü ve barışçıl politikamızın hedefe oturtulduğunu görüyoruz. Ankara patlaması bu politikalarımızın durdurulması içindir. Ama Türkiye Cumhuriyeti kararlı adımlarla yoluna devam edecek.
Sadece istihbaratla terör engellenemez


Birkaç ay arayla yaşanan her iki Ankara patlaması da daha önce öngörülemez miydi?
Bir devlet sadece istihbarat kaynaklarıyla böyle bir terörü mutlak şekilde engelleyebilseydi, tüm dünyada terör olayları biterdi. Rusya, Almanya, Amerika ve Fransa’da da büyük çapta terör saldırıları gerçekleşti. Muhalefeti ve toplumu, ‘devletimizle yan yana teröre karşı biriz’ dediler. Eğer Türkiye muhalefetiyle kenetlenebilirse terörün üstesinden daha çabuk gelebilir.
 
Türkiye’den Suriye’ye bir kara harekâtı söz konusu olacak mı?
Uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı savunduğumuz müddetçe önümüzde kimse duramaz. Bölgedeki hakkımızı korumak; Kuzey Suriye’de koridorun açılması suretiyle bir oluşumu engellemektedir. TSK’nın uyguladığı strateji şu an bunu engellemeye müsait. Dolayısıyla kara harekâtı söz konusu değil.
Milat Gazetesi/ÖZLEM DOĞAN
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner93

Artan kadın cinayetleri ve 'Haksız Tahrik'...
Artan kadın cinayetleri ve sanıklara verilen cezalar... Son olarak Giresun'da kadın cinayeti işleyen bir kişiye...

Haberi Oku