ÖZEL HABER:
Artan kadın cinayetleri ve 'Haksız Tahrik' indirimi
- Giresun’da Ayşe U.’nun kardeşi tarafından öldürülmesi olayını son dönemde gittikçe artan cinayetler kapsamında nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Av. Zeynep Yargıç: Burada yine bir toplum yarası haline gelen kadın cinayeti ile karşı karşıyayız. Giresun’da da eşinden şiddet sebebi ile ayrı yaşayan bir kadının ailesinin evine dönmeyip kendi ayakları üzerinde durmaya çabalarken namus(-suzluk)  anlayışı ve toplum baskısı sebebi ile erkek kardeşinin kendisini katletmesi durumu söz konusudur.
 
-   - Bu olayda yerel mahkemenin kararı ne yönde olmuştur?
 
Av. Zeynep Yargıç: Mahkeme, öldürülen Ayşe’nin erkek kardeşi olan sanığa Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-a maddesi uyarınca tasarlayarak öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırmıştır. Söz konusu hapis cezasına, 29/1. maddesi kapsamında haksız tahrik hükümleri uygulanmış ve sanığın cezası indirilmiştir ve son olarak ceza, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasıyla 17 yıl 6 ay olarak belirlenmiştir.
 
Bilindiği üzere toplumumuzda, namus söz konusu olunca işlenen cinayetler meşruiyet kazanmakta olup sanıklar için indirim sebebi olmaktadır. Bu anlama sanığın savunmaları da bu yönde olmuş, aile meclisi kararını uyguladığını, kardeşinin hayat kadını olarak çalıştığını, eşi ile birlikte olmak, yaşamak istemediğini, evini defalarca terk ettiğini ve bu yolu özellikle kendisinin seçtiğini, hatta çok defa kendisini bu hususta uyardığını ifade etmiştir.
 
-   - Bu olaydaki takdiri indirim sebepleri nelerdir? Mahkeme sanığa ne gibi indirimler uygulamıştır?
 
Av. Zeynep Yargıç:Yerel mahkeme dosya kapsamında bu cinayetin faili erkek kardeşe haksız tahrik hükümleri uygulamıştır. Şöyle ki, Ayşe U.’nun hayat kadınlığı yapması, eşinden ayrı yaşaması ve bağımsız bir hayat sürmesini sanığın lehine değerlendirmiş ve toplumsal namus kavramından yola çıkarak kardeşin bu anlamda ‘’ağır tahrik’’ altında bu cinayetin işlendiğine kanaat getirerek cezasında indirim yaptı ise de Yargıtay Ceza Dairesi bu kararı bozmuştur.
 
Yargıtay’ın bozma kararı gerekçesinde, maktülün reşit olduğu, ailesinden ayrı yaşadığı, kendisinin tercih ettiği hayat tarzının, maktulün kardeşi olan sanık için haksız tahrik teşkil edemeyeceği, bu nedenle indirim yapılamayacağını belirtmiştir.
 
Kaldı ki Yargıtay’ın kararı toplumun vicdanına daha uygun olduğu aşikardır. Haksız tahrikin özellikle kadın cinayetlerinde uygulanması toplumda infiale yol açmaktadır.
 
-   - Her geçen gün kadın cinayetleri artmaktadır, bu hususta devletçe alınan önlemler var mıdır, neler yapılmalıdır?


Av. Zeynep Yargıç: Başbakanlık İstatistiki verilerine göre ülkemizde töre ve namus cinayetleri başta olmak üzere, İstanbul’da haftada bir, bir kadın cinayeti işlenmeye başlanmıştır, bu cinayetler genellikle kadının ailenin namusunu zedelediği gerekçesi ile kocası, yahut akrabası, aile bireyleri tarafından işlenmektedir. Her geçen gün artan bu cinayetler için devletin sorumluluk alması gerekmekte ve tam anlamı ile iradesini ve imkanlarını ortaya koyması şarttır. Bu yönde gerek yasalarda gerekse de toplumun bilinçlendirilmesi yönünde bugüne dek önemli adımlar atıldı. Kadının insan hakları mücadelesine ve medyanın bunu yansıtmasına önem verildi. Bu husustaki eğitimler artırıldı. Gerek yargı mensupları gerekse de sivil toplum kuruluşları, devlet eli ile hareket eden kurum ve kuruluşlar bilinçlendirilmek amaçlı eğitimler düzenlendi ve hali hazırda bu çalışmalar devam etmektedir. Tabi ki bunlar henüz bir şeylerin değişmesi yahut düzelmesi için yeterli değildir, daha gidilecek çok yol atılacak çok adım vardır. Ayrıca, ilköğretimden başlanmak üzere eşitliğe, insan haklarına yönelik kalıcı eğitimler başlatılmalıdır. Vatandaşlar bilgilendirilmesi, eğitim ve öğretim seviyesi artırılmalı, tanıtıcı çalışmalar yapılmalıdır. Yasamızda boşluklar vardır, bunların toplumun vicdanı doğrultusunda düzenlenmesi gerekmektedir.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

“Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı devam ediyor“
Osmanlı’nın çöküşünden bugüne kadar Türkiye’yi tehdit eden etkenlerin aynı olduğunu ifade eden...

Haberi Oku