Terör örgütü PKK/PYD tarafından Kilis kent merkezine roketli saldırıların düzenlendiği tarihte devletin kritik isimlerinin bölgede olması oldukça şüpheli bir durumdu.  Zira saldırının düzenlendiği Kilis’te, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’la tüm kuvvet komutanları devlet-millet işbirliği çerçevesinde Kilis’e taziye ziyaretinde bulunuyorlardı. Bu terör eylemi tesadüf müydü? 

Yoksa PYD terör örgütüne istihbarat sağlayan hainler mi vardı? Ne yalan söyleyeyim haberi ilk öğrendiğimde TSK içinde deşifre olmamış Kripto FETÖ’cü hainlerden şüphelenmiştim. Ancak durum daha vahimdi. 1952 yılında ittifak üyesi olduğumuz NATO (Kuzey Atlantik Paktı Organizasyonu) şemsiyesi altında kurulan ve faaliyet gösteren ‘Üsler ‘ vasıtasıyla NATO ağında bulunan radar verileri üzerinden  Türk savaş uçakları ve SİHA’ların her hareketini görebilen PENTAGON bu savaş araçlarının vurabileceği muhtemel noktalara ilişkin verileri PKK/PYD terör örgütüne servis ediyordu. Afrin harekatının başladığı 20 Ocak’tan bu yana ABD’nin, Reyhanlı ve Kilis’e isabet eden roketlerin atılması için teröristlere yardımcı olduğu, ayrıca Türk jetlerinin Afrin’e yönelik her taarruzunu Kisecik, Kel Dağı ve Kürecik radar üslerinden edindiği bilgiler doğrultusunda PKK’ya anlık olarak ilettiği güvenilir kaynaklarca ifade ediliyordu. Amerika yıllarca PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG terör örgütüne 25 milyar dolar civarında silah yardımı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nda PYD’nin terör örgütü olduğuna yönelik onlarca belge varken ABD hegemonik güç olmasına güvenerek alenen PYD’nin terör örgütü olmadığını, kendilerinin kara gücü olduğunu iddia ettiler. PYD başta olmak üzere terör örgütlerine lojistik ve eğitim desteği verdiler. Teröristleri meskun mahal savaşları EYP( El yapımı bombalar) konusunda eğittiler. 5 bin TIR ile, C-5 Süper Galaksi ve C-17 Globmastır dev nakliye uçaklarıyla yaklaşık 2000 uçak dolusu silah, cephane, araç ve mühimmatı PKK/YPG’ye gönderen ABD, şimdi de Zeytin Dalı Harekâtı’nı sekteye uğratmak için PKK’nın  Suriye kolu PYD terör örgütü ve Esed ile istihbarat paylaşımı ve provokasyonlar tezgahlamaya çalışıyor. Bütün bu savaş hazırlıkları kim veya hangi devlet için şüphesiz hedef Türkiye! Terör örgütleri konsorsiyumu ile gerçekleştiremedikleri başarısız darbe girişimleri sonrasında bu kez azmettirici küresel güçler kendileri sahaya inerek Türkiye’nin ulusal güvenliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit eden terör koridoru ve Türkiye sınırları içinde 30 bin kişilik sözde sınır birlikleri terör ordusu kurma gayreti içine girdiler. Türkiye ilk olarak Fırat Kakanı Operasyonu'yla, günümüzde de Afrin Harekatı'yla hegomonik güç ABD’nin oyununu bozdu. Üstelik Afrin sonrası hedefin Membiç ve Fırat’ın doğusu olacağı iddiasına, ABD Merkez Kuvvetler(CENTROM) Komutanı General Votel ABD askerlerinin Membiç’ten çekilmeyeceğini açıklamıştı. Ancak bu kez de PENTAGON İki NATO müttefiki ülke askerlerinin karşı kaşıya gelmemesi için(!) geri adım sayılabilecek bir açıklama ile Menbiç’teki tek muhatabımız Menbiç Askeri Konseyi demesi dikkatlerden kaçmadı. Menbiç Askeri Konseyi’nin yüzde 60’ı Arap, yüzde 40’ı ise Kürt, Türkmen ve Hıristiyan’dan oluşuyor.

Amerika’nın, Türkiye’nin Afrin Harekatı’nda PYDYi test ettiği yönünde analizlere katılıyorum. Birçok bölgede tabana kuvvet kaçması bırakın düzeni orduyu eşkıya sürüsü halinde Türk ordusu ve ÖSO karşısında tutunamaması Amerika’yı bir dizi tedbir almaya sevk etmiş görünüyor. PYD’nin Afrin bozgunu yanında ABD’nin küresel oyuncu rolündeki hızlı çözülme, ABD yönetiminde çok başlılık iç çekişmelerin de alınan bu tedbirlerde önemli ağırlığı olduğu muhakkak.

CIA’YE GÖRE ABD RESMEN TERÖR DESTEKÇİSİ ÜLKE

ABD Gizli Servisi CIA yaklaşık iki hafta önce internet sitesine "Terörizm” başlıklı yeni bir bölüm ekledi. Suriye’nin kuzeyinde bir terör devleti oluşturmak için PKK/PYD‘li militanları silahlandıran ABD Suriye’nin kuzeyindeki PYD’lileri de resmen “terörist” ilan etmişti. Amerika Gizli Servisi’nin gerçeği ortaya koyan açıklaması şüphesiz ABD hükümetini bağlayıcı niteliktedir. CIA şüphesiz bu açıklamayı ABD devletinin bilgisi dahilinde yapmak zorunda kalmıştır.

Afrin sonrası Membiç ve Fırat’ın doğusundaki terör unsurlarının etkisiz hale getirilmesiyle ancak Türkiye’nin beka sorunu çözülebilir. ABD’nin bunca yatırım yaptığı PYD’yi satmak zorunda kalması veya gözden çıkarması Türkiye için önemli bir avantajdır. Zira ABD’li yöneticilerin teröre destek ve yardımdan her an soruşturmaya tabi tutulmaları an meselesidir. BM Yüksek Adalet Divanı’na bir dilekçe yeter sanırım.

Tıpkı ÖSO’nun PYD’nin terör örgütü olduğu yönünde BM'ye yaptığı başvuru gibi.

Yeni Şafak

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.