2017’de referanduma götürülen anayasa değişiklikleri ile 1923 yılında gerçekleştirilen anayasa değişiklikleri arasında benzerlikler ve paralellikler var...

Her iki değişikliğin konusu da;

Cumhurbaşkanı Yetkileri (Her iki değişiklik Cumhurbaşkanını yürütmenin başı yapıyor, Bakanlar Cumhurbaşkanı tarafından belirleniyor)
Bakanlar Kurulu’nun Seçimi (Her ikisi de Cumhurbaşkanı tarafından seçiliyor, ancak 1923’te Meclis onayına sunuluyor)
Meclis’in Yetkileri (1923’te yasama icranın vesayeti altına alınıyor. Vekilleri Cumhurbaşkanı tayin ediyor ve Cumhurbaşkanı’nın altında bir kurul oluyordu)
Her iki değişiklik ve dönem arasında radikal farklılıklar da var.
  1. 1923 kuvvetler ayırımını ortadan kaldırıp kuvvetler birliğine geçti. Formül ise, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, millet adına bu yetkiyi meclisin de üzerinde icra (Cumhurbaşkanı fiili olarak bu yetkiyi yürütür.
Biraz karmaşık olmakla birlikte M. Kemal’in “tek adamlık” dönemini ve İsmet İnönü’nün “milli şeflik” dönemi için bu düzenleme yeterli oldu.
  1. Yasamanın İcranın (Cumhurbaşkanı’nın)
  2. İnkılabın ve devletin yararlarını anayasadan ve kanunlardan üstün tutmak esastır, İstiklal Mahkemeleri doğrudan Cumhurbaşkanı’ndan emir alan ve kararlarını anayasaya rağmen temyiz ve Meclis kararı olmadan uygulayan kurumlardır. (Taha Akyol, Türkiye’nin hukuk serüveni)
  3. 1923 ten 1950 yılına kadar;
  • İfade özgürlüğünden
  • İnanç özgürlüğünden
  • Örgütlenme özgürlüğünden
  • Adil yargılama hakkından
  • Serbest seçimlerden bahsetmek mümkün değildir.
 
1923 senesinde de bu değişikliklere itiraz edenler vardı.
CHP o zamanlar Halk fırkası değişiklikleri savunurken bugün itiraz etmektedir.

2017 Anayasa Değişikliğine ‘Hayır’ diyenlerin sebepleri

CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan tarafından hazırlanan "Neden HAYIR" kitapçığında Anayasa Değişikliği Referandumunda neden ‘hayır’ denildiği 10 maddede anlatıldı.
TEK ADAM REJİMİNE HAYIR!
PARTİ DEVLETİNE HAYIR!
MECLİSİN TASFİYESİNE HAYIR!
SORUMSUZ YÖNETİME HAYIR!
TESLİM ALINMIŞ YARGIYA HAYIR!
EKONOMİK KRİZE HAYIR!
TERÖRE HAYIR!
ORTAK DEĞERLERİN TAHRİBİNE HAYIR!
BÖLÜNMEYE HAYIR!
SEÇİLMİŞ KRALLIĞA HAYIR
İstanbul Barosu dahil Marmara ve Ege Barolarının Anayasa Değişikliği hakkında görüşü:
Demokratikleşmek için anayasa değişikliği değil bir rejim değişikliğidir.
-    Ülkeyi ve insanlarının hak ve özgürlüklerini bir kişiye teslim etme girişimidir. Bu bir kişi dünyanın en demokrat insanı bile olsa bu kadar yetki ve sorumsuzlukla yine bir diktatöre dönüşeceği açıktır.
-    Parlamenter demokratik sistemin ortadan kaldırılması girişimidir.
-    Cumhuriyetin kurucu değerlerine saldırıdır.
-    Kuvvetler ayrılığını yok etmektir.
-    Sadece yürütme yetkisini değil, yasama ve yargıyı da tek elde toplamaktır.

‘Evet’ diyenlerin sebepleri
İSTİKRAR: Yeni sistemle kalıcı istikrara kurumsal garanti verilecek
ETKİLİ İDARE: Daha az bürokrasi
VESAYETE SON VERİLECEK
REFAH: Refah seviyesi yükselecek
MECLİS: Meclisimizin ve milletvekillerimizin güç kazandığı bir sistem olacak. Yasama yetkisi artık Meclis'te. Hükümetler tasarı gönderemeyecek. Kanunlarla ilgili her şey Meclis kontrolünde olacak.
BİRLİK-HUZUR: Birlik Seçimi kazanmak için yüzde 50'nin oyu gerekiyor. Merkez siyaset güçlenecek. Devlet değil milletin merkezi güçlenecek. Siyasetçiler kendilerini farklı kesimlere açılmak zorunda hissedecek. Siyasette uzlaşma, diyalog kültürü gelişecek.
GÜÇ KATACAK:

1923’ü savunanlar Anayasa Değişikliğini onaylayanların sebepleri
Yunus Nadi
Hakimiyetin kayıtsız şartsız millette geçtiği toplumlarda kuvvetler ayrılığının adı bile düşünülemez, düşünmek irticadır. (1923)
M.Kemal
Efendiler tabiatta kuvvetler ayrılığı yoktur milli hakimiyet yasama kuvvetinin üstünde tecelli eder o ise yürütmedir. (M Kemal 1 Aralık 1921)
Nisan 1923’ te yapılan seçimlere sadece Gazi tarafından onaylanan adaylar katılacaktır, yürütme erki Gazi, meclisi belirler.
Serbest seçimleri Türkiye 1950 yılına kadar göremeyecektir.
Nutuk;
Hepinizin birden bakanlar kurulu seçmek zorunda bulunmanızdan doğan güçlüğün giderilmesi zamanı gelmiştir.
"Madde - Cumhurbaşkanı, başbakanı Meclis üyeleri arasından seçer. Öbür bakanları da başbakan, yine Meclis üyeleri arasından seçtikten sonra hepsini Cumhurbaşkanı Meclisin onayına sunar. Meclis toplantı halinde değilse, onaylama Meclisin toplantısına bırakılır."

1923 Anayasa Değişikliğine itiraz edenlerin sebepleri
Lütfi Fikri
“Şu neticei muhtemele hadisatın ruhundadır ve katiyen vazifei icraiye ve teşriiyye yani Türkiye gibi vasi bir memlekette aynı heyette kalamaz. vazifai icraiye ve teşriiye işlerinin yekdiğerinden ayrılması hadisat ve umuru devletin ruhundadır (Meşrutiyet Cumhuriyet Risalesi 1923)
Tefriki Kuvva  tekrar teessüs edilirse bu husus (intihabatta hükümdarlık veya reisicumhurluk) ancak o vakit mevzubahis olabilir. (9 Nisan 1923 Tevhidi Efkar)
Hüseyin Cahit
İşte söylüyorum ”diktatörlükten korkuyoruz”… İSTİCAL YAPILMAKTADIR… Bize öyle geliyor ki hürriyeti matbuat varken arzu ettiğinizi mevkii icraya koymak imkanını bulamayacaksınız en halisane yazıları bile bu kadar günahkar diye telakki ediyorsunuz.(9 Kasım 1923 Tanin)
Nutuk;
Rauf Bey demek istiyor ki, cumhuriyeti ilan edenler, böylece Osmanoğulları’nı saltanattan uzaklaştırdıktan sonra acaba, cumhuriyetten, yine padişahlığa dönerek, kendileri saltanat katına oturmayacaklar mı? Bunun tarihte benzerleri yok mu?
15 Nisan 1923'te çıkarılan 335 sayılı Kanun'la, Saltanatın İlgasına İlişkin Kanun'a ve TBMM'nin meşruiyetine yayın yoluyla muhalefet etmek vatana ihanet kapsamına alınmıştır. Muhalifler İstiklal mahkemelerinde mahkum edilmiş ve cezalandırılmıştır.
25 Şubat 1925'te Hıyanet-i Vataniye Kanunu'na eklenen bir madde ile "dini ve mukaddesatı siyasi amaçlara esas ve alet etmek maksadıyla cemiyet kuranlar" da vatan hainliği kapsamına alınmış ve idamla cezalandırılmıştır.
Ortada büyük karışıklık var gibi gözüküyor, aslında yok, CHP/halk fırkası için egemenliğin kullanılması esas temel hak ve özgürlükler ise her zaman teferruat olmuştur.
 

 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner93